Çileğin anavatanı konusunda kesin bir bilgi yoktur. Yayılma alanı oldukça geniştir. Bazı yerlerde doğal yetiştirme alanları oluşturur. Bazı yerlere çilek sonradan götürülmüş olmasına rağmen, orada yaşama şansı bulmuş ve hatta yabanileşerek, adeta doğal yetişme alanı hüviyetini kazanmıştır. Dünyada çileğin daha çok kuzey yarım küresinde bulunduğunu görüyoruz. İlk yabani çileğin Fragaria vesca olduğu kabul edilir. Başlangıç yeri, Avrupa ve Asya’yı içine alan geniş bir yeri kapsar. Zaten dünyada en yaygın olan çilek de budur.
Çileğin eski Yunanlılar ve Romalılar tarafından tanındığı söylenirse de, o devirde yaşamış Columella, Palladius, Theophrastut, Hippocartes ve Dioscorides gibi yazarların eserlerinde çilekle ilgili hiçbir bilgiye rastlanmamaktadır (DARROW, 1966). İlk buluntular M.S. 23-79 tarihlerinde Pliny’nin yazdığı “Naturel History” adlı eserde Frage adı ile geçmektedir. M.S. 1000-1300 tarihlerinde yabani çilek Frangeria vesca üretime girmiştir.
Önceleri süs bitkisi olarak kullanılmış, daha sonra üretimine başlanmıştır. Bu yıllara uygun olarak İngiltere’de çileğin tanındığı kabul edilir. 1430’lu yıllarda zengin kişilerin bahçelerinde çilek yetiştirilmiş, hatta iptidai yerler içinde üretime alınıp, kış aylarında pazarlarda satıldığı, seracılık tarihi ile uğraşanlar tarafından açıklanmaktadır. Amerika’da çilek yetiştiriciliğine ait bilgiler 1800’lü yıllarda ortaya çıkmıştır. New York, Philadelphia ve Baltimore şehirlerinde yetiştirildiği ve 1851’den sonra buradan diğer şehirlere yayıldığı sanılmaktadır (DARROW ve Arkadaşları, 194. Çilek ancak 1900’lü yıllardan ve bilhassa çilek üzerinde yapılan sınıflama çalışmalarından sonra önemli bir bitki hüviyetini kazanmıştır.
Bugün dünyada geniş bir yayılma sahası vardır. Son senelerde Avustralya’da bile yetiştiriciliğe başlanmıştır.