Yöresel adları, Sakız kabağı (C. pepo), helvacı kabağı ve kestane kabağı (C. maxima), bal kabağı (C. Mocshata)’dır. Pek çok çeşidi içinden ilaç olarak kullanılan helvacı kabağıdır. Bildiğimiz kabak çekirdekleri de helvacı kabağındandır.
Balkabağının kökeni Kuzey ve Orta Amerika’ya dayanmaktadır, ancak uzun suredir dünyanın her yerinden yetiştirilmektedir. Kabak, Orta Amerika özellikle Meksika’da yaklaşık yüzyıldır yetiştirilmektedir. İspanyollar Amerika’yı keşfettikten sonra balkabağını Avrupa ve Asya’ya götürmüşlerdir. Buralarda hem bitki olarak hem de çekirdekleri gıda olarak tüketilmeye başlanmıştır. Kabak çekirdeği büyük çaplarda sadece 22. yy.dan sonra üretilmeye başlanmıştır.
Balkabağının çekirdekleri 17. Yüzyılda Doğu’da tedavi amaçlı kullanılmıştır. İlk kâşifler Amerika’ya geldiklerinde yerlilerin tarlalarında kabak yetiştirdiklerini görmüşler. Amerikan yerlileri bitkiden yiyecek ve ilaç olarak faydalanıyorlardı. Yuma kabilesi balkabağı ve karpuz çekirdeklerinden yapılan bir merhemi yaraları iyileştirmek için kullanıyordu. Catawa kabilesi çekirdekleri taze ve kurutulmuş olarak böbreklerin tedavisinde kullanırken, Menominee kabilesi kabak çekirdeklerini toz haline getirdikten sonra suyla karıştırarak vücuttan ürin atımını hızlandırmak için kullanmaktaydı.
Kabak Çin’de refah ve bereketin sembolüdür. Çekirdekleri ise hem Çin hem de Hindistan’da kurutulmuş olarak veya tuza batırılmış olarak tüketilen popüler bir gıdadır. Bu gıda Amerika’yı kapsayacak şekilde dünyanın birçok bölgesinde tüketilmeye başlanmıştır.